Yürütülen Çalışmalar

Juliopolis Antik Kenti kalıntıları üzerine yürütülen çalışmalar farklı disiplinlerin araştırmaya dahil edilmesiyle birlikte çok katmanlı olarak sürdürülmektedir. 

Projenin temel hedeflerinden biri Juliopolis insanlarının yaşamlarını biyoarkeolojik yöntemle incelemektedir. Genel nüfus yapısının ve sağlık durumunun ortaya konmasının da ötesinde eldeki biyoarkeolojik materyalin yeni teknolojik imkanlar ve yöntemler kullanılarak birçok açıdan incelenmeye başlanmasıyla yeni bilgilere ulaşılmaya başlanmıştır.

Juliopolis dijital arkeoloji ve dijital biyoarkeoloji arşivlerinin oluşturulması projenin diğer hedefleri arasında yer almaktadır. Bu sayede bir yandan eldeki bilgi ve bulguların gelecek nesillere aktarımı konusunda alternatif yaklaşımlar benimsenirken diğer yandan yapılan ve yapılacak bilimsel çalışmalarda araştırmacıların gerekli bilgi ve belgelere düzenli bir şekilde erişebilmeleri sağlanmaktadır. 

Jeoarkeolojik çalışmalar çalışmanın en temel veri setlerinden birini oluşturmaktadır. Arkeolojik alanın çok daha iyi tanınması, Juliopolis insanlarının çevrelerini nasıl kullandıklarına dair bilgilerin ortaya çıkarılması ve özellikle uzaktan algılama ve jeofizik yöntemlerle kente ait bilgilerin artırılması önem arz etmektedir.

Tüm bunların ötesinde, antik kent kalıntılarının tümünü kapsayan bir alan yönetim planı oluşturulması hayati önemdedir. Antik alandaki doğal ve kültürel tahribatın durdurulabilmesi ve sürdürülebilir bir yaşam içinde bölge halkının sahiplenebildiği ve turizm faaliyetlerinin de düzenli sürecek kazılarla birlikte düşünülerek değerlendirileceği bir yönetim planı, sit alanının gelecek kuşaklara güvenli bir şekilde teslimini sağlayacaktır.

İDEA Lab ve Biyoarkeoloji Çalışmalar

Juliopolis Antik Kenti Nekropollerinden gün ışığına çıkarılmış insan kalıntıları 2017 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi İnsan Davranışsal Ekolojisi ve Arkeometri laboratuvarında (İdea lab) bulunmaktadır. 

İdea lab’da yürütülen çalışmalar bir yandan temel biyoarkeoloji çalışmalarını (paleodemografi, paleopatoloji, genetik uzaklık çalışmaları, antik DNA ve izotop çalışmaları) içerirken diğer yandan Hacettepe Merkez Araştırma Laboratuvarı (HÜNİTEK) ile sahip olduğu protokolle ileri teknolojiler ve uygulamalar ile çeşitli arkeometrik çalışmaları kapsamaktadır. Bunun dışında çeşitli paleoradyolojik incelemeler, sinkrotron radyasyonu tesislerindeki (SESAME) çalışmalar ortak projelerle gerçekleştirilmektedir.

Proje kapsamında 2018 ve 2019 yıllarında VEKAM’ın desteği ile Juliopolis Geçmişin Yüzleri isimli yeniden yüzlendirme çalıştayları gerçekleştirilmiştir. Trieste Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalından Dr. Fabio Cavalli desteğinde gerçekleştirilen bu çalıştaylarda farklı disiplinlerden 50’ye yakın araştırmacı çalıştaylarda yeniden yüzlendirme tekniklerini ve tekniğin kuramsal arka planını öğrenmişlerdir. 

Biyoarkeolojik araştırmada tüm bireylerin yaş ve cinsiyet tahminlerinin yapılması hedeflenmiştir. İlk çalışmalarda, 57 bireyin kalıntılarının bulunduğu M39 numaralı oda mezarın analizine, mezar eşyası olarak tıbbi araç gereçlerin bulunduğu 9 mezarda yaş ve cinsiyet analizine, ve M196 numaralı sanduka mezarda korunan saçın ileri teknolojiler kullanılarak morfolojik analizine odaklanılmış, bunlara ek olarak bilgisayarlı tomografi ve 3D düzenleme yazılımı aracılığı ile M161 numaralı oda mezardaki bir kafatasının yüz rekonstrüksiyonu da gerçekleştirilmiştir. M 196 numaralı mezardaki kafatası üzerindeki saç dokusu, Ürdün’de bulunan SESAME Sinkrotron laboratuvarında ileri fizik tekniklerinin kullanımıyla gerçekleştirilmektedir ve aynı zamanda bahsi geçen örneklerin antik metabolom çalışmasının sonuçları da elde edilmiştir ve yayıma hazırlanmaktadır.

Alan Yönetim Planı

Türkiye’de arkeolojik alanlar birçok açıdan risk altındadır. Özellikle arkeolojik kazıların başladığı alanlar gezginlerin ziyaretlerine açık alanlar olarak görülmekte bununla beraber bu yönde herhangi bir hazırlık ise hem arkeolojik alanın kendisiyle ilgili güvenlik sorunları doğmakta hem de insan sağlığı için tehlikeli durumlar ortaya çıkmaktadır. Ek olarak, arkeolojik alanlarda yasa dışı bir şekilde gerçekleştirilen kazı faaliyetleri de yine çok önemli sorunları beraberinde getirmektedir. Tüm bunlara ilaveten, ortaya çıkarılan arkeolojik buluntuların doğal ve sosyal çevresel faktörler (örneğin iklimsel değişimler ve/veya tarla olarak kullanımlar) nedeniyle zarar görmeleri gündeme gelmekte, gerekli koruma ve konservasyon işlemlerinin yapılması önem arz etmektedir.

Genel anlamda Juliopolis ile ilgili çalışmaların bilimsel niteliğinin her yönden kuvvetlendirilerek ilerletilmesi ve kamusal arkeoloji yaklaşımı gözetilerek alanla ilgili bilginin ve bizatihi alanın kendisinin bilimsel araştırmalara, araştırmacılara, halka ve en önemlisi gelecek nesillere uygun bir şekilde anlatılması ve hazırlanması projenin temel hedefleri arasında yer almıştır. Yukarıda sayılan başlıca nedenlerden dolayı Juliopolis Antik Kenti üzerine yürütülen çalışmada önemli başlıklarından birisi kalıcı bir Alana Yönetim Planı hazırlanmasıdır.  Bu kapsamdaki en önemli işlerden biri, Arkeolog Elifgül Doğan tarafından hazırlanan alan yönetim planı ön çalışması olmuştur. 

Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, ön çalışmanın sunduğu altlıkla birlikte devam etmektedir.

Juliopolis Dijital Arkeoloji Arşivi

Juliopolis’teki sistematik kazılardan elde edilen belgeler, inceleme ve sayısallaştırma anlamında özel bir önem taşımaktadır. Yapılan çalışmaların dijital ortama aktarılması, bu yöndeki bilgi birikiminin çağa uygun ve verimli bir şekilde araştırmacılarla paylaşılabilmesinin önünü açacağı düşünülmüştür. Bu nedenle, kazı belgeleri, mezar ve mezar eşyaları katalogları ve buluntu fotoğraflarının işlenmesi ile manuel ve dijital çizimler; Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) ve Hacettepe Üniversitesi iş birliği ile 2019 yılında yapılan protokolle başlatılan Juliopolis Nekropolü Dijital Arşivi projesinin odağını oluşturmaktadır. Müzeye kazı evini sağlayan Nallıhan Belediyesi ile şimdiye kadar çeşitli düzeylerde kazıya katkısı olan Ankara Büyükşehir Belediyesi de projeye eşit derecede ilgi göstererek projenin destekçileri olmuştur.

Dijital arşivin genel kapsamı oldukça kapsayıcıdır ve topografik haritalar, videolar, ses kayıtları ve analitik sonuçlar gibi diğer veri formatlarını da içermektedir. Genel anlamda, Juliopolis’te şimdiye kadar ortaya çıkarılan arkeolojik kayıtları, bilimsel araştırmaların sonuçları (örneğin, kararlı izotop analizi ve radyokarbon tarihleri ve aşağıda daha ayrıntılı olarak tartışılan bölgenin yoğunluk haritası ve mezarların 3D rekonstrüksiyonları gibi Juliopolis’e odaklanan diğer dijital projelerin sonuçları) ile düzenli bir şekilde bir araya getirmek temel amacı oluşturmaktdır. Bu minvalde gerek müze araştırmacılarının gerekse bir araştırma enstitüsüne bağlı olarak çalışan veya bağımsız çalışan araştırmacıların materyallere daha kolay erişimi sağlanarak Juliopolis’e ilişkin bütüncül ve çok disiplinli bilimsel araştırmalar teşvik edilecek; buranın sakinlerinin yaşam tarzları, popülasyon yapıları ve refahı hakkında daha derin bir anlayış sunulanacak ve Juliopolis’in halka bütüncül olarak tanıtılması da mümkün olacaktır.

Aşağıdaki linki tıklayarak dijital arşive ulaşabilirsiniz.

Juliopolis Dijital Biyoarkeoloji Arşivi

Juliopolis Dijital Biyoarkeoloji Arşiv (JDBA) temelde nekropol alanındaki mezarlar ve mezarlardan gün ışığına çıkarılan insan iskelet kalıntılarıyla ilgili dijital belgelerin arşivlenmesi, yeni teknolojik yöntemlerle geliştirilmiş alandaki ve laboratuvardaki belgeleme çalışmalarıyla bu arşivin güçlendirilmesini amaçlamaktadır. 

JDBA çalışması dijital arkeolojinin ve arşivinin temel gereksinimlerini kapsayarak, biyoarkeoloji disiplininin araştırma altyapısını güçlendirerek ulusal ve uluslararası araştırmacı ağı ile bu dijital bilgilerin paylaşılmasını hedeflemektedir. Bunun yanı sıra, çeşitli kamusal etkinlikler ve daha geniş halk kitleleri ve ilgililer için düzenlenecek sergiler ve kamuya açık dersler gibi etkinliklerde yapılacak paylaşımlarda da üretilen arşivin etkin kullanımı da önem arz etmektedir. Üretilen dijital kayıtlar yoluyla, örneklerin kırılgan doğası nedeniyle ya da taşıma sırasında karşılaşılabilecek kazalardan oluşabilecek veri kaybı önlenebilir ve birey ile ilgili iletilmek istenen bilgiler halka ve diğer araştırmacılara daha anlamlı şekilde iletilebilir. Tüm bunların ötesinde, yaşadığımız dijital çağda kültürel mirasın gelecek nesillere aktarımı sürecinde, gerek öğrenciler gerekse eğiticiler için programların hazırlanmasında, coğrafi sınırları aşarak düzenlenebilecek etkinliklerde, Dijital Arşiv’in verimli kullanımı projenin temel motivasyonları arasında yer almaktadır.

Aşağıdaki linki tıklayarak dijital arşive ulaşabilirsiniz.