Juliopolis Projesi̇
Juliopolis Antik Kenti, Ankara’nın yaklaşık 122 km kuzeybatısında, Nallıhan İlçesi Çayırhan Mahallesinde, Eskişehir ile Sarıyar Barajı’nın inşası sırasında 1956 yılında sular altında kalan Sarılar ve Yardibi köylerinin yakınında konumlanır. Antik Kent üzerine ilk arkeolojik çalışma 1991 yılında Anadolu Medeniyetleri Müzesi (AMM) tarafından yürütülmüştür. AMM’nin 2009 yılında başlatmış olduğu ikinci dönem kurtarma kazılarının, sit alanındaki tahribatın önlenmesi ve antik kent hakkında daha fazla bilgi elde edilebilmesi anlamında önemi büyüktür. Yürütülen kazılarda gün ışığına çıkarılmış çok sayıda ve çeşitli envanterlik eserin bir kısmı Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ankara Kazıları seksiyonunda Juliopolis vitrinlerinde sergilenmektedir.
Juliopolis Nekropolü eski Aladağ Çayı’nın iki yakasına konumlanmış nekropol alanlarından oluşmaktadır. Mezarlar üzerine yapılan arkeolojik ve antropolojik çalışma, Anadolu’daki en büyük nekropol alanlarından biri olan (70 ha’dan daha büyük) bu antik mezarlığın kronolojik olarak Helenistik dönemden itibaren kullanılmaya başlandığını, Roma Erken İmparatorluk Döneminde Yoğun bir şekilde kullanıldığını ve Geç Antik Dönemin sonlarına kadar da bu kullanımın sürdüğünü göstermiştir. AMM tarafından geçtiğimiz yıllarda sürdürülen düzenli kurtarma kazılarından gün ışığına çıkarılan arkeolojik eser ve iskelet kalıntılarının bilimsel açıdan incelenmesi Anadolu Kültür Tarihi ve Dünya Kültürel Mirası bağlamında önem arz etmektedir. Bu bakımdan Juliopolis Projesi, çağdaş bilimsel yaklaşımın bakış açısını ve gereklerini yerine getirerek Antik Kent ve Nekropolü üzerine bilimsel araştırmaların derinleştirilmesi için araştırmalar sürdürülmesi, yapılmakta olan ve tasarlanan araştırmalar için uygun nitelikte bir altlığın oluşturulmasını kendine birincil amaç olarak benimsemiştir.
Bu kapsamda öncelikle, Ankara’da yaşamış eski uygarlıkların yaşam biçimleri, nüfus yapıları ve sağlık durumlarına ilişkin daha fazla bilgi elde etmek amacıyla Ali Metin Büyükkarakaya (Hacettepe Üniversitesi, HÜ) ve Asuman Alpagut (Anadolu Medeniyetleri Müzesi, AMM), 2017 yılında Koç Üniversitesi VEKAM desteği ve AMM işbirliğiyle Juliopolis Antropolojik Araştırma Projesini (JAAP) başlatmıştır. JAAP çok disiplinli bir altyapı ve çağdaş bir bakış açısıyla tasarlanmış bir proje olarak biyolojik antropolojinin çeşitli dallarından arkeolojinin alt disiplinlerine, jeolojiden fizik ve kimyaya, iletişimden sosyal antropolojiye birçok bilimi ve bu alanların uzmanlarını bir araya getirmiştir.
Bu çalışmanın temel amaçlarından biri, nekropoldeki insan kalıntıları üzerinde çok disiplinli biyoarkeolojik araştırmalar gerçekleştirmektir. Bu araştırma dahilinde Juliopolis Doğu ve Batı Nekropol alanlarından gün ışığına çıkarılmış insan kalıntılarının paleodemografik ve paleopatolojik incelemelerine başlanmış aynı zamanda çeşitli tafonomik koşulların insan kalıntılarının korunma durumları etkisi üzerine de incelemeler sürdürülmektedir. Ayrıca, Juliopolis’ten elde edilen kemik, diş ve saç gibi insan kalıntıları bir yandan beslenme durumlarının ortaya çıkarılması için izotopik açıdan diğer yandan eski insan toplulukları arasındaki genetik yakınlıkların belirlenebilmesi açısından antik DNA bağlamında incelenmeye devam etmektedir. Bunlara ek olarak yine bu kalıntılarda çeşitli yöntemler (Sinkrotron Radyasyon, Bilgisayarlı Tomografi, Fotogrametri) kullanılarak farklı araştırma sorularının yanıtlanabilmesi için çalışmalar yürütülmektedir.
JAAP kapsamında 2018 ve 2019 yıllarında VEKAM’ın desteği ile “JULIOPOLIS Geçmişin Yüzleri” isimli yeniden yüzlendirme çalıştayları gerçekleştirilmiştir. Trieste Üniversitesi Hastanesi’nden Dr. Fabio Cavalli desteğinde gerçekleştirilen bu çalıştaylarda farklı disiplinlerden 50’ye yakın araştırmacı çalıştaylarda yeniden yüzlendirme tekniklerini ve tekniğin kuramsal arka planını öğrenmişlerdir.
2019 yılından itibaren ise Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Koç Üniversitesi VEKAM işbirliği antik kente ait bir Dijital Arşiv projesi hayata geçirilmiş, bu kapsamda Juliopolis Antik Kentine ait nekropol alanlarından ele geçen buluntuların ve 2017 yılından itibaren gerçekleştirilen çalışmalara ait üretimlerin arşivlenmesine başlanmıştır. Genel anlamda Juliopolis ile ilgili çalışmaların bilimsel niteliğinin her yönden kuvvetlendirilerek ilerletilmesi ve kamusal arkeoloji yaklaşımı gözetilerek alanla ilgili bilginin ve bizatihi alanın kendisinin bilimsel araştırmalara, araştırmacılara, halka ve en önemlisi gelecek nesillere uygun bir şekilde anlatılması ve hazırlanması projenin temel hedefleri arasında yer almıştır.
Çok boyutlu bir proje olan JAAP kapsamında; alanın uzaktan algılama yöntemleri ile tetkiki, mezarların coğrafi bilgi sistemleri çerçevesinde konumlandırılması gibi çalışmalar da hayata geçirilmiştir. Ayrıca bölge halkı ile yapılan sosyal antropolojik çalışmalara başlanmış, kültürel miras bilincinin geliştirilebilmesi bağlamındaki etkinlikler için bölge ileri gelenleri ve kurum/kuruluşları temsilcileri ile görüşmelere başlanmıştır.
Anadolu’nun çoğu yerinde olduğu gibi Antik Kent ve çevresinde de, ne yazık ki yasa dışı kazı faaliyetleri ciddi zarar verici boyutlardadır. Hem bu yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi adına gerçekçi çözümlerin üretilmesi hem de yerli ve yabancı misafirlerin alanı ziyaretlerindeki uygun koşulların hazırlanabilmesi için gerekli altyapının kurulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda sit alanının gelecek kuşaklara güvenli bir şekilde bırakılabilmesi ve çeşitli kamusal arkeoloji çalışmalarının da rahatlıkla sürdürülebilmesi adına Alan Yönetim Planının oluşturulması çalışmalarına da başlanmıştır.
